Siyasi

ACABA NESTORİUS KÜRDMÜYDÜ? (5)

08.01.2023 3,256 görüntülenme

ACABA NESTORİUS KÜRDMÜYDÜ? (5)

ACABA NESTORİUS KÜRDMÜYDÜ? (5)

 

Aso Zagrosi

 

Uzun süreden beri  Nestorius’u  konu olarak alan bir hayli kaynağı

incelemeye  başladım. Nestorius’u ve Doğu Kilisesini konu olarak seçen eserlerde  Kürdlerin Hristiyanlık serüveni üzerine yoğunlaştım.. Bir çok eser ve tarihsel belgelerde  Kürdlerin yoğun bir şekilde Hristiyan dinine geçtiğini görüyoruz.

 

Merak ettiğim konulardan biri de  Nestorius’un etnik kimliğine ilişkindi.

Nestorius ile ilgili okuduğum kaynakların ezici çoğunluğu  onun bugün Kuzey Kürdistan da bulunan Maraş şehrinde dünyaya geldiği konusunda hemfikirler. Bizans  İmparatorluğu döneminde Maraş Germanicia  olarak biliniyordu. Nestor dinsel eğitimini  o dönem meşhur olan Antakya Ekolinde gerçekleştiriyor. Nestorius   428 yılında  Bizans İmparatoru tarafından  Konstantinople (İstanbul) Patriği olarak atanıyor. Nestorius 3 yıl boyunca Bizans Patriği olarak görev yaptıktan sonra  431 yılında  Efes konsülünde mahkum ve aforoz edilen Patrik Nestorius ilk önce Antakya’ya daha sonra Mısır’a sürülüyor.. İskenderiye Ekolunun  başını çeken Kyrill taraftarları bin bir Bizans oyunlarıyla başarılı oluyorlar.

 

Nestorius’un aforoz edilmesinin esas nedeni  Hz. Meryem'e “Tanrı Doğuran”(Theotokos) yerine “Mesih Doğuran” (Christotokos) demesidir.  Hristiyan dünyası içinde yüzyıllarca süren teolojik tartışmalara  burada  girmek istemiyorum.. Nestorius döneminde  Aristo’nun düşüncelerini savunan Antakya Ekolu ile Platon’un düşüncelerini savunan İskenderiye Ekolu arasındaki o tartışmalar sonucu  bir bölünme yaşanıyor. Doğu Kilisesi dediğimiz kilise Nestoriciler diye adlandırılıyor. Nestorius’un savunduğu düşünceler daha önceleri  Diodore de Tarse 

 ve Théodore de Mopsueste gibi  feylosof ve din alimleri tarafından savunuluyordu. Bölgede  daha bir çok akım vardı..Bunlardan  Paul de Samosate   ve Bardesani taraftarlarını da saymak gerekiyor.

 

Beni burada ilgilendiren Nestorius’un etnik kimliğidir.  Onun Maraş(Germanicia) da dünyaya gözlerini  açması onun etnik kimliği hakkında bize bir bilgi vermiyor.  Maraş o dönem  Bizans İmparatorluğunun denetimi altında olması ve Constantinople Patriği olarak atanması sebebiyle  Nestorius’a  “Bizans  din adamı “ yada “Bizans  teoloğu” denilmiştir.

 

 Nestorius ile aynı dönemde  yaşayan ve  Nestorius’un İstanbul Patriği olduğu zaman  hala  hayatta olan  440 yılında vefat eden Kilise Tarihçisi olarak da  bilinen Socrate de Constantinople, Nestorius’u değerlendirirken  “Yabancı birini Antakya’dan getirip Patrik yaptılar” diyor.(1)   Socrate  yazısının   devamında Nestorius’un kişiliği  hakkında bazı bilgiler verdikten sonra “Germanicia” lı olduğunu da vurguluyor.

Öyle görünüyor ki,  Socrate  onunla İstanbul’da karşılaşmıştır yada onun kilise de yaptığı bazı konuşmalarını dinlemiştir.

 

Burada yazarın “Nestorius’u yabancı” olarak  değerlendirmesini  önemsiyorum. Daha başka Bizans kaynakları da  Nestorius  kendilerinden biri olarak görmüyorlar. 

 

Haksız, tarihi gerçekleri altüst eden Nestoriliği  Asuri yada Süryanilikle eşanlamlı olarak kullanan çok yaygın bir çevre var.. Özellikle  200 yıldan beri  daha önceleri misyonerler  daha sonra da farklı emperyalist güçler bu tezi empoze etmeye çalıştılar.. Bugün Kürd toplumunda dahi (genç kuşakları düşündüğümüz de) böyle bir anlayış hakimdir.

 

Acaba  Nestorius  Süryani kökenli miydi?

 

Biraz tarihi derinliklerine gittiğimiz zaman  Süryanice yazan 3  din alimi, 1. Timothee, Ebedjesus de Nisibe ve Thomas Audo  Nestorius için  “O Doğu Kilisesinin Patriği olmadı ,  milletine de  ait değildi ve dilini de bilmiyordu”diyorlar.  

 

Ebedjesus de Nisibe “Nestorilileri Doğulular olarak adlandırmak lazım. Nestorius  onların Patriği değildi ve dillerini bimiyordu” diyor.(2)

 

Bizansların “yabancı” biri olarak gördüğü, Süryanice yazan din adamlarının  onu kendi milletlerinden biri olarak görmedikleri ve hatta dillerini bilmediği dedikleri Nestorius hangi etnik yapılanmadan geliyordu?

 

Acaba Nestorius Kürdmüydü?

 

Böyle bir soru herkesten önce tarihsel Kürdlük bilincinden yoksun Kürdlerin sinirlerine dokunur. Çünkü, Kürdistan’ı işgal eden sömürgeci güçler yüzyıllar boyunca  Kürdleri millet olarak tarih sahnesinden çıkarmak ve yok etmek için, bir insanın  sahip olması gereken en basit insani imkanlarından mahrum ederek, tarihsiz ve kolektif hafızası olmayan  bir yapı yaratmaya çalıştı.( TC’nin son 100 yıl boyunca Kürdlere yaptıklarına bir göz atmak yeterlidir) Sömürgecilerin  dizayn ettikleri bu mühendisliğin  yıkıcı etkileri hala ciddi bir şekilde etkisini gösteriyor.

 

Ali Şeriatı’nın  Kürdlerin Yunanistan medeniyetine  yaptığı  katkı, Doğu ve Batı medeniyetleri arasında oynadıkları köprü rolü meselesinde  söyledikleri Hristiyanlığın yayılması konusunda da geçerlidir. 

 

Aktüel olarak elimizde  Nestorius’un Kürd olabileceğine dair  bazı tarihsel belgeler var.

Bu kaynaklardan  biri.  523  yılında vefat eden  Philoxène de Mabbougdır. Philoxène, aslen  Güney Kürdistan’ın  GERMİYAN bölgesinden geldiği tarihsel kaynaklarda sabittir.  Bazı kaynaklar onun Kürd asılı bir din adamı olduğunu söylüyor.(3) Mabboug ( son yıllarda Türk sömürgecilerinin Kürdleri zorla çıkarmak istedikleri Menbic şehridir)  soy ismini  almasının esas nedeni bu şehirde  Piskoposluk yaptığından dolayıdır. Philoxène, Ruha(Edessa)  ekolunda mezun oldu ve kendisi  Nestorius’a karşı Monofizit biriydi.(4)

Philoxène, Abou Niphir’e  yazdığı mektupta   Nestorius’un  ailesi ve kökeni hakkında şöyle yazıyor: “ Sana Tanrı aşkına Nestorius’ın  aslı ve  vatanı üzerine  bilgiler vereceğim.  Nestorius Perstir.  Beith Garmai’n Athac köyünde  Addi ismiyle bir adam vardı. Eşinin ismi  Amlacaydı. Onlar putlara inanıyorlardı. Addi bir kadını dövüyor ve çocuğunu  düşürmesine neden oluyor. Bundan dolayı  Addi eşi Amlaca’yı alıp bölgeyi terk edip ilk önce Beith- Souphonoie  gidiyorlar ve sonrada Samsat’a gidip yerleşiyorlar. Onların iki oğlu dünyaya geliyor. Birinin ismi Barbelschemin ve diğerinin ismi de Abaschoum idi. Addi ve eşi Samsat’da vefat ediyorlar. İki oğulları  Maraş’a gidip  evlenip yerleşiyorlar.. Barbelschemin’in bir oğlu oluyor  NESTORİUS ismini veriyorlar” diyor.(5)

 

Philoxène de Mabboug, kendisi de Germiyanlıdır. Nestorius taraftarlarıyla  Bizans Kilisesi arasında tartışmaların en yoğun olduğu bir dönemde en üst görevlerde bulunan biridir. Nestorius 451 yılında vefat ediyor.. Philoxène de Mabboug  ise 523  yılında vefat ediyor. Yani ikisi  yaklaşık olarak aynı dönemde yaşıyor. Philoxene, Nestorius ile hemşeri  olduğunu söylüyor.

Beith Garmai, Germiyan’ın Aramice’ye basit bir çevirisinden başka bir şey değildir.   Aramiler  Kürdlerin ülkesine de Beith-Qardou yada Beith- Kardou  diyorlar.

 

Kürdler ve ataları bu bölgeyi kendi dillerinde  adlandırmışlar.  Germiyan, Koyistan yada Zozan  karşıtı olan bir adlandırmadır.. Bugün tüm Kürd lehçelerinde  GERM  sıcak anlamına geliyor.. Germiyan ise  sıcak bölge olarak adlandırmak gerekiyor. 

 

Bir diğer kaynak ise  Denys Bar Salibidir.   Denys, Malatya’da diyakonu,  Nestorius’un doğduğu şehir olan Maraş da  Piskoposluk,  Amed te  Metropolitlik ve ayrıca Philoxene’nin  Piskoposluk yaptığı Menbic’te  Piskoposluk yapmıştı. Denys, Maraş ve Menbic de kiliselerin başına geçmesiyle birlikte  bu kiliselerde Nestorius hakkında ciddi bir arşive de sahip oluyor. 

Denys Bar Salibi,   Nestoricilere  karşı kaleme aldığı bir çalışmada  Yahudileri,   Diodore de Tarse,

Théodore de Mopsueste ve Paul de Samosat’a yönelik bir dizi  eleştirilerden sonra  Nestorius’u da onların bir devamı olarak  görüyor ve Nestorius’un  ailesi ve memleketi hakkında bazı bilgiler veriyor. Denys’in verdiği bilgilerin bazıları Philoxène de Mabboug’in verdiği bilgilerle çelişmesine rağmen özünde  aynıdır. Germiyan’ın Atac köyünü  terk eden şahsın ismi burada Addai olarak geçiyor. Addi’nin dövdüğü kadın başkası değil, kendi eşi  Almalca olduğunu söylüyor.   Doğrudan Samsat’ta gittiklerini, iki çocukları Samsat şehrinde dünyaya geliyor.. Addi ve eşi  orada vefat ediyor. Çocukları  Germanicia(Maraş)ya gidiyor Béhédin köyünde evleniyorlar..  Nestorius  Maraşta dünyaya geliyor.. Béhédin   köyü 12.yüzyılda yıkılıyor.  Köyde bir çeşme varmış, o suyu içenlerin sesleri çok güzel oluyormuş.  O köyün üst tarafında bir mağara var.. Halkın anlatımlarına göre  Nestorius orada yatıyor.(6)

 

F. NAU’nun 1910 yılında Paris’te  Fransızcaya çevirip yayınladığı Nestorius’un  elimize geçen çok ender kitaplarından biri olan  “Le Livre d’ Heraclide de Damas”  adlı eserine yazdığı  önsözde   Nestorius’un ailesinin  GERMİYAN’dan  Maraş’a geldiklerini  gündeme getiriyor.(7)

Germiyan mıntıkası Kürdlerin çok eskiden beri  yerleştikleri bir  bölgedir.  Farsların yerleşim alanı değildir. İslamiyet döneminde bölgeyi gezen  tarihçiler ve gezginlerin  hiç biri Farslardan söz etmiyor. Zaten Farsların yerleşim alanı da değildir.   Bölge Sasani  İmparatorluğunun denetimi altında altın da  bulunduğundan dolayı  o bölgeden gelen insanlara “Pers kökenli” demişlerdir.   Zaten bazı kaynaklarda bu gerçeği gördüklerinden dolayı  Nestorius’un etnik kökeni için “ Semit değil, Pers yada Arian”  tabirini  kullanmak zorunda kalmışlar.

 

Nestorius ve onun adını alan  Hristiyan Mezhebinin kaderi de  Kürdlerin kaderine benzemiyor mu?  Yüzyıllardan beri  Hristiyanlığın farklı mezhepleri devletlerin desteği bu yapılanmayı tasfiye etmeye çalıştılar..  Kürdlerin durumu da farklı mı?

 

Aso Zagrosi

 

08.01.2023

İlgili Haberler

İbn Haldun(1332 -1406) ve Kürdler(1)
Siyasi

İbn Haldun(1332 -1406) ve Kürdler(1)

    Aso Zagrosi   İbn Xaldun İslam dünyasının en önemli tarihçilerinden, filozoflarından ve sosyologlarından biridir. İbn Haldun, ünlü tarihçi ve sosyolog olarak bilinir ve "Mukaddime" adl...

2 yıl önce 1,902

Şeyh Akşemseddin'in Kürtlüğü Üzerine
Siyasi

Şeyh Akşemseddin'in Kürtlüğü Üzerine

Son yıllarda Türk devletinin çabalarıyla Mela Gorani Şarezori’yi gölgede bırakarak Şeyh Akşemseddin üzerine bir dizi kitap ve “akademik” çalışma yaptırılarak Türk yapma çabası, tarihsel gerçeklerle ba...

2 yıl önce 1,535

Sadi Şirazi Kürt müydü?
Siyasi

Sadi Şirazi Kürt müydü?

  Sadi Şirazi, dünya edebiyatının en önemli şahsiyetlerinden biri olarak kabul edilen bir şairdir. Özellikle "Bostan" ve "Gülistan" adlı eserleriyle tanınan Sadi, yüzyıllar boyunca çeşitli dillere...

2 yıl önce 2,524

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.