Siyasi

Dr. Qasimlo ile birlikte Viyana’da  öldürülen Dr. Fazil Resul Üzerine 

14.07.2018 2,961 görüntülenme

Dr. Qasimlo ile birlikte Viyana’da  öldürülen Dr. Fazil Resul Üzerine 

Kürd düşmanı İran rejimi tarafından  13 Temmuz 1989 tarihinde  Dr. Qasimlo ile birlikte  İran-KDP yetkililiklerinden Abdullah Qadiri Azer ve Dr. Fazil Resul’da şehid edildiler.  Dünya ve Kürd  medyası    doğal olarak daha çok Dr. Qasimlo üzerine durdu.   Dr. Qasimlo ve Viyana katliamından  söz edilirken diğer öldürülen Kürd şahsiyetlerinin isimleri de geçiyor.  Bugün kısacada olsa  sayın Salar Mahmud’un Dr. Fazil Resul  hakkında kaleme aldığı bir makaleyi  özetleyerek vereceğim.  

 

DR. FAZİL RESUL KİMDİR?

Dr. Fazil Resul, Dêjêlelî  Mela Resul’un oğlu Mela Mehmud’un oğludur. Fazil Resul  1948 yılında  Güney Kürdistan’ın  Suleymaniye şehrinde dünyaya gözlerini açıyor. Dr. Fazil Resul,  Prof. Dr. İzzeddin Mustafa Resul ve  Faruq Mela Mustafa ile amca çocuğu oluyor.  Dr. İzzeddin Mustafa Resul  Güney Kürdistan’ın tanınan  araştırmacılarından biridir.  Faruq ise aktüel olarak  Suleymaniye’nin en zengin  işadamlarından biridir.

Fazil Resul geçen yüzyılın 70’li yıllarında oluşan  “RWANGE”   grubunun kurucularından biriydi. O dönem Fazil Mela Mahmud ismiyle  bir dizi  edebi ve  eleştiri yazılarını kaleme alıyor. Fazil Resul daha önceleri  solcu biriydi.   Komelay Marxist, Leninisti Kürdistan’ın önderlerinden biriydi.. (Daha sonra bu oluşumun ismi Komelay Rençderani  Kurdistan olarak değiştiriliyor)

1975 yılında Eylül Devrimi’nin yenilgisinden sonra yurtdışına  çıkıyor. Yurtdışına çıktıktan sonra  düşünce yapısında  büyük bir değişim yaşanıyor.   Fazil Resul sol ve Marxist düşüncelerden vaz geçip  İslam’a yöneliyor.  Geçen yüzyılın 80’li yıllarında ılımlı İslam düşünce  adamları olarak kendilerini ifade  eden kadrolarla  bir araya geliyor. Bunlardan  Cezayir’in eski Cumhurbaşkanı  Ahmet Bin Bela,  Muhammed Selim Elhiwa, Fehimi Hwedi, Muhammed Emmare , Rizwan Elsaid, Weciye Kusrani vb… Bu arkadaşlarıyla  ilişkileri neticesinde  Fazil Resul  tümden ılımlı  İslam’a yöneliyor.

Fazil Resul 1985 yılında  Almanya’nın başkenti Berlin’de “Uluslararası İlişkiler ve Kürd Sorunu”  adı altında  doktora tezini veriyor. Dr. Fazil Resul’un  o dönemler   Cezayir eski devlet başkanı  Ahmed Ben Bela,  İran eski Cumhurbaşkanı  Beni Sadr, aktüel olarak Irak’ta  hala aktif   politikacılardan olan   Adil Abdulmehdi ve Dr. Qasimlo ile çok yakın arkadaşlık ilişkisi vardı.

Dr. Fazil Resul İslam ile ilgili birkaç kitap ve akademik  makalelerinden sonra  “Minber El Hiwar”adlı derginin  başyazarlığına getiriliyor.  Dr. Fazil Resul,   Dr. Muhammed Emmare,  Tariq Beşiri, Rezwan Said ve Selim Elhiwa  gibi  Arap yazar ve din alimleri tarafından “ Büyük Düşünce Adamı” olarak değerlendiriliyor

Avusturalya’da yaşayan ve  Dr. Fazil Resul üzerine Kürdçe ve Arapça onlarca makale yayınlayan   yazar Ali Sirini’ye göre Dr. Fazil Ortaokul döneminden başlayarak siyasi faaliyetler içinde yer alıyor ve    1970’lere kadar  Irak Kürdistan Demokrat Partisinin gençlik birimi içinde aktifti. Yine Ali Sirini’ye göre  Fazil Resul Bağdat’ta   siyasal bilimleri  okuyor Komelay Marksi Lenini   sürecine katılıyor.   Ali Sirini  2007 yılında Newşirwan Mustafa ile  yaptığı bir görüşmede   Newşirwan kendisine “  Fazil Resul Maocuydu ve bizleri gerçek Marxist olarak  görmüyordu. Komelay’i kurduğumuz zaman bizimle hareket etmedi” demiş.

Dr. Fazil Resul, 1975 yenilgisinden sonra Lübnan’a gidiyor. Lübnan’da  Dr. Ali Şeriati üzerine bir kitap yazıyor. Aynı zaman  Beni Sadr  ait 2 kitabı ve  Mehdi Bazargan’a ait bir kitabı Farsça’dan Arapça’ya çeviriyor.  70’li yılların sonlarına  doğru Avusturya gidip yerleşiyor ve  sonra 1985 yılında Berlin’de  doktora tezini veriyor.

Dr. Fazil Resul,  Kürdçe, Farsça, Arapça, İngilizce, Almanca ve Fransızca gibi dilleri iyi biliyordu.

Dr. Fazil Resul   “İslami, laik ve nasyonalistleri”   tek bir masa çevresine toplayarak  var olan  sorunları tartışma   girişimine önderlik ediyor. Bazı kaynaklar  Dr. Fazil’ın bu girişimini  bir “İlk” olarak görüyorlar.

Yine bu arada Dr. Fazil Resul    Almanca Irak ve İran savaşı  üzerine bir kitap yazıyor ve kitabı kendisi Almancadan Arapçaya çeviriyor.

Dr. Fazil Resul  “Kürdler ve İslam”  ana başlığı  altında bir kitap yazıyor ve bu kitabı 1989 yılında  Kahire’de yayınlamak  istiyor.  Öldürüldükten sonra kitabın elyazmaları kayıp oluyor yada kimde olduğu hala belli değildir.

Ali Sirini’nin anlatımlarına göre  Dr. Fazil Resul’un 1977’den sonra  hiçbir siyasal parti ile  örgütsel ilişkisi  olmadı.. Bağımsız bir Kürd şahsiyeti olarak  faaliyetlerine devam etti diyor.

1988 yılında İran ile  İran Kürdistan Demokrat Partisi arasında yapılan görüşmelere Mam Celal aracı oluyor.  Bu tip ilişkiler Kürdistan’ın farklı parçalarında  var olan  Kürd partileri arasında vardır. Örneğin 1983-84  yıllarında YNK ile  Saddam rejimi arasında yapılan  görüşmeleri de örgütleyen  Dr. Qasimloydu.    Fakat, süreç içinde    İran   Mam Celal’ı devre dışı bırakıyor ve Dr. Fazil Resul’un  görüşmelere aracı olmasını istiyor. Mam Celal, Dr. Qasimlo’yu  “İran’ın niyeti iyi değil” diye uyardığını söylüyor. Dr. Fazil,  başyazarı olduğu dergi  ve Kahire’de   İslami, Laik ve Nasyonalistler arasında  yaptığı toplantılardan dolayı zamanı olmadığını  bu işi yapamayacağını  söylüyor ve Ahmed Bin Bela’yi öneriyor. Ahmed Bin Bela  yapılan öneriyi kabul ediyor.

 

Temmuz ayında yapılan görüşmeler esnasında Cezayir eski devlet başkanı Ahmed Bin Bela’da Viyana’dadır ve dolaylı olarak görüşmeleri  takip ediyor. Hatta Qasimlo ve arkadaşlarının katili İranlılar  Dr. Fazil’ın evinde  Ahmed Bin Bela ile görüşüyorlar. Dr. Fazil Resul İran ile Dr. Qasimlo arasında  yapılan  görüşmeye aracı olarak katılıyor ve  görüşme yerini ayarlıyor. Dr. Fazil  13 Temmuz günü  yakın çevresine “yakında  Kürd halkı büyük bir kazanım elde edecek” diyor, fakat ne olduğunu hiç kimseye söylemiyor.  Hatta bu görüşmeden birkaç gün önce  Dr. Fazil  Resul İran eski devlet başkanı  Beni Sadr ile bir telefon görüşmesi yapıyor ve kendisine hiçbir şey söylemiyor.

Beni Sadr 13 Temmuz  katliamından sonra  yaptığı açıklamada  Dr. Fazil ile telefon görüşmesini yaptığını ve kendisine  hiçbir şey söylemediğini söylüyor ve ekliyor “ eğer bana böyle bir görüşmeden söz etseydi, gitmemelerini ve tuzak olduğunu kendisine söyleyecektim” diyor. Beni Sadr  “Dr. Fazil ahlaki olarak toplantının gizli kalması için verdiği sözü tutmak zorundaydı” diye  ekliyor.

 

İran’ın niçin Dr. Fazil’i  öldürdüğü meselesine ilişkin olarak da İran’ın Dr. Fazil’ın Sünni  ekseninde yürüttüğü faaliyetlerden rahatsız  olduğu  ve Ali Şeriati üzerine  yazdığı kitapta  Şah sonrası iktidarı ele geçiren  Şii yapılanmasına  karşı yaptığı  eleştirileri  sebep olarak gösteriliyor. İran Tahran’da İslami çevrelerle yaptığı toplantılara  Dr. Fazil’ı çağırmıyor.  Hatta  İran’da kalan  annesini  görmek için kendisine  vize dahi vermiyor.

Sonuç olarak Kürdler  tarihlerinde  ders alamıyorlar!!!

İlgili Haberler

İbn Haldun(1332 -1406) ve Kürdler(1)
Siyasi

İbn Haldun(1332 -1406) ve Kürdler(1)

    Aso Zagrosi   İbn Xaldun İslam dünyasının en önemli tarihçilerinden, filozoflarından ve sosyologlarından biridir. İbn Haldun, ünlü tarihçi ve sosyolog olarak bilinir ve "Mukaddime" adl...

2 yıl önce 1,902

Şeyh Akşemseddin'in Kürtlüğü Üzerine
Siyasi

Şeyh Akşemseddin'in Kürtlüğü Üzerine

Son yıllarda Türk devletinin çabalarıyla Mela Gorani Şarezori’yi gölgede bırakarak Şeyh Akşemseddin üzerine bir dizi kitap ve “akademik” çalışma yaptırılarak Türk yapma çabası, tarihsel gerçeklerle ba...

2 yıl önce 1,534

Sadi Şirazi Kürt müydü?
Siyasi

Sadi Şirazi Kürt müydü?

  Sadi Şirazi, dünya edebiyatının en önemli şahsiyetlerinden biri olarak kabul edilen bir şairdir. Özellikle "Bostan" ve "Gülistan" adlı eserleriyle tanınan Sadi, yüzyıllar boyunca çeşitli dillere...

2 yıl önce 2,524

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.