Tarih

Kürd  Tarihçilerinin  Meçhul Askeri: Muhammed Ali Awni  Sûrekî (Sîverekli)

Aso Zagrosî · 7,517 görüntülenme

Kürd  Tarihçilerinin  Meçhul Askeri: Muhammed Ali Awni  Sûrekî (Sîverekli)

 

Muhammed Ali Awni  için  “Kürd  tarihçilerinin   Meçhul  Askeri”   tanımını    ilk  kullanan   Prof. Dr.  Kemal Mazhar   Ahmedtir.    Onlarca   yıl  önde   Kemal Mazhar’ın  Kürd  tarihçileri üzerine  yazdığı   kitapta  bu tanımlama   dikkatimi  çekmiş ve  hep  aklımda   kaldı.

 

Muhammed Ali  Kimdir?

 

Muhammed  Ali Awni     yaşamının esasını   Mısır’da  geçirmiş   Siwerek   Zaza Kürdlerinden  olan  bir  Kürd  aydınıdır.   Muhammed Ali Awni  bazı  kaynaklara  göre   Siwerek  kazasında   ve  bazılarına   göre  ise  “Siwerek kazasına  bağlı Bab  nahiyesinde”  dünyaya  geldi.Muhammed Alî Awnî

 

Biraz  uzun  bir alıntı  olacak    ama,   Mehmet Emin Zeki  Bey’in    Muhmmed Ali Awni’nin babası   olan   Abdulkadir Efendi Awni  Sivereki’yi  tanıtan  yazısını aktarmak  yarar   vardır.  Mehmet Emin Zeki Bey  şöyle  yazıyor:

 

“Abdulkadir Efendi Avni el-Sivereki

(El Hac Abdulkadir Efendi Avni el-Sivereki)

Osmanlı ordusunda çalışkanlığı ve ciddiyetiyle Delelbaşı rütbesini alan, Lalac Han diye tanınan ve büyük toprak ağalarından Muhammed Ali Ağa’nın oğludur.

H.l 265 (M. 1849) yılında Siverek’te doğdu. H.1311 (M. 1894) yılında 73 yaşındayken vefat etti.

 

Hacı Abdulkadir Efendi, ömrünü ilim öğrenmek ve öğretmekle geçirdi. Arapça, Türkçe, Farsça ve ana dili olan Kürtçe ile vaizlik ve müşitlik yaptı. Türkiye Kürdistanı’nın kuzey batısındaki bölgelerde konuşulan Kurmanci ve Zazaki şivelerini çok iyi konuşuyordu. Fıkıh konusunda da iyi bir alim ve iyi bir hatipti.

Yüksek mevkilerdeki devlet adamlarından uzak durmaya çalışırdı. Bu nedenle kendisine önerilen vilayetin idare meclisinde üyelik makamıyla müftülük görevlerini reddetti. Çünkü idari ve dünyevi işler’le Şer-i ve Dini kanısıyla bazen ters düşebilir düşüncesindeydi. Siverek’te tek okul olan El Medrese el-Feyziyye’de

uzun süre ders verdi. Arap diliyle Şer-i ilimlerde, Türkçe ve Farsça ile çok sayıda alim ve edebiyatçı yetiştirdi. Ergani, Çermik, Maden, Amed, Ruha ve Viranşehir’den çok sayıda öğrenci bu medresede eğitim görüyordu. Hanefi Mezhebi’ne mensup olan Hacı Abdulkadir, Kadiri Tarikati’na bağlıydı. Merasim yerine gitmediysede,

bir süre sonra Nakşibendi Tarikatı’na girdi. Yaşamı mutasavuf alimlerin yaşantısı gibi geçti. Halktan uzak, çarşıya ve kalabalık yerlere sadece cuma

ve cemaat namazını kılmak için giderdi. Bunun dışında tüm vaktini zikir ve ibadetle geçirdi. Sadık bir sofi ve haktan yana olduğu için gerek Hıristiyan, gerekse

Müslüman olan Kürt, Türk ve Türkmen’lerin sevgi ve saygısını kazanmıştı. Osmanlı Devleti, dini okulların tanzim ve tevhidi için yasa çıkarıp, bu okullarda

öğretmenlik yapanlara maaş bağlanacağını hükme bağlayınca. Hacı Abdulkadir, Çermik ilçesine iki veya üç yıllık bir süre için genel öğretmen olarak atandı. Daha sonra Siverek’e dönerek, aynı görevini burada sürdürdü.

Abdulkadir Efendi, çok sayıda alim yetiştiren Siverek ilçesinin Bab nahiyesindeki Zaza aşiretinin başkanı ve bu bir kaç satırı yazan ve kitabın 2. bölümünü

yayınlayan Muhammed Ali Avni bin el-Hac Abdulkadir Avni bin Muhammed

Ali’nin babasıdır.”

sureki-1

Evet  Muhammed Ali  Awni,     Muhammed Ali Ağa’nın  oğlu  Haci Abdulkadir  Awni’nin  oğlu  olarak    1897  yılında   Siverek’te(Kürdçe  Sûrek yada Sorektir.   Awni’ye  göre Bölgenin toprak rengi  kırmızı olduğundandır)dünyaya geldi.  Bazı  kaynaklar  Muhammed Ali Awni’nin   doğum yılı 1897  diğerleri  ise  1898 yılı  olarak   veriyorlar. (Muhammed Ali Awni’nin   kızı  rahmetli Doreya Awni’nin  hazır bulunduğu bazı  tanıtma toplantılarında da  1897 tarihi doğum yılı olarak veriliyor)    Burada  fazla  sorun yok.  Fakat,  Mehmet Emin Zeki Beyin  Muhammed Ali Awni’nin  babasının  doğum  ve  ölüm yılı  hakkında  verdiği  “H.l 265 (M. 1849) yılında Siverek’te doğdu. H.1311 (M. 1894) yılında 73 yaşındayken vefat etti.”  söylemi  sorunludur.   Verilen  Hicri yıllarını  yeniden  hesaplamaya  çalıştım, karşısında  verdiği  Miladi  yıllara  denk düşüyor.  Eğer  o  hesaba  göre  hareket edersek   Haci Abdulkadir   45  yaşlarında  olduğu zaman,  oğlu Muhammed  Ali Awni  doğmadan  3  yada 4  yıl önce   vefat etmesi gerekir. Böyle bir  şey mantıklı  değil.    Bir  çok  kaynak   Haci Abdulkadir’in   kendisi  oğlunu   Mısır’a  okumaya   gönderdiğini  yazıyor. Mehmet Emin Zeki,   Haci Abdulkadir  73  yıl  yaşadı  diye  yazıyor. O  zaman    daha   sonraları  vefat  etmesi  gerekir.   Eğer  doğum tarihi doğru  ise  o zaman  1922’de  vefat etmesi  gerekir.(Ben   bu pazar  kısa bir yazı    Muhammed  Ali Awni’yi  anmak  istedim.. Her halde   biraz  daha  detaylara   inerek yanlışlıkları  düzeltmem  gerekecek-Aso)Muhamed Ali Awni

Muhammed Ali Awni   ilk eğitimini    babasının  yanında  Sûrek/Sorek’te  yapıyor.  Daha   sonra  Osmanlı  İmparatorluğunun  kriz  döneminde  ve  daha  rahat bir ortamı olan    Mısır’da   bulunan  El  Ezher  Üniversitesine   gönderiliyor.   Aynı ailenin  başka  bireyleri de  daha  önce  El Ezher’de   eğitimlerini  tamamlamışlardı.  Muhammed  Ali  Awni,   Zeynep Hatun tarafından  kurulan  Vakıf’dan   aldığı burs ile  eğitimini  tamamlıyor. Kürdlerden  Mithad Bedirxan daha  önceleri   Mısır’da    Kürdistan Gazetesi  ve  Salih Bedirxan  masonluğu bilinen  Umut gazetesini   çıkarmıştı.

 

Muhammed Ali Awni  El Ezher  Üniversitesini  tamamladık sonra  Mısır  Kraliyet Sarayının  Diwan’ında   Kürdçe, Türkçe, Farsça, Arapça ve Fransızca  gibi   dilleri  bildiğinde   resmi  tercuman  olarak  çalışıyor.   Aynı   süreçte  Muhammed  Ali Awni   İran Şah’ı  daha  sonra  evlenecek  olan  Prenses  Fewziye’nin  Farsça   hocalığını da  yapıyor.

Muhammed Ali Awni   Mısır Kralı  için   Fransızca ve Osmanlıca   yayinlanan  uluslararası antlaşmaları ve  ikili protokolleri   Arapça’ya çeviriyor. Bir  dizi kitabı  Farsça, Fransızca  ve Türkçe’den  Arapça’ya  aktarıyor.  Bunların hepsi   yaşamını  kazanmak için   iş icabı yaptığı  işlerdir.

Şerefxan  Bedlîsî’nin  Şerefnamesinden    söz ettiğimiz  zaman  Kürdistan  tarihi hakkında    detaylara  dair   bilgisi  olan  insanların aklına   ilk   gelecek Kürdlerden  biri  Mella  Mahmudî Bazîdî   ve  diğeri  ise  Kürd  Tarihçilerinin  Meçhul Askeri Muhammed Ali Awni  Sûrekîdir.

 

Mella  Mahmudî Bazîdî    1850’lilerde   Kürd  tarihi, dili ve  edebiyatı  üzerine  bir  dizi  eseri   ya  kendisi  yazarak,  yada   kendisinden   Kürd  yazar  ve  şairlerin  yazdıkları  eserleri  Osmanlı  vandalistlerden kurtarak   Kürdçe’ye  çevirerek  Erzurum Rus  Konsolosu  A. Jaba’ya  veriyor.  Bu  eserlerden  biri  Şerefnamedir.(Mela Mehmudê Bazîdî’nin  yaşamını  merak  eden  arkadaşlar  benim  daha  önce  onun üzerine  kaleme aldığım makaleye  bakabilirler  http://aso-zagrosi.over-blog.com/article-mella-mehmude-beyazidi-1797-1870-50904238.html )awnî

 

Kürdistan tarihi, basını,   edebiyatı   ve  Kürd  dili  ilgili  yaptığı  çalışmalarıyla   her  Kürd  yurtseverin  kendisiyle  gurur duyabileceği ve  yaşarken  dahi   Kuzey Kürdistan’ın kalbinde  heykeli  dikilmesi gereken  Mamoste Mehmet Emin Bozarslan’ın  1971  yılında   Arapça’dan  Türkçe’ye  çevirdiği   Arapça çevirisi  Muhammed Ali Awni  Sûrekî’ye   aittir.

Muhammed Ali Awni  Sûrekî’nin   ismini   belki de    Kuzey  Kürdlerin  içinde  ilk  duyan  Mamoste Mehmet Emin Bozarslandır.    O  ise  Muhammed Ali Awni’yi Şerefname’ye  yazdığı önsöz de  “Irak  Kürdlerinden olup  Mısır’da   ikamet eden  Muhammed  Ali Awni”   diye  tanıtıyor..  Bu gerçeklik   Türk  sömürgeci vahşetin   Kürdistan tarihi, kültürü ve  Kürdlere  ait  olan her şeyi  nasıl tahrip  ettiğine  dair   bir  belirtidir.   Kürdistan tarihi, şehirleri   ve  kültürüyle  çok yakından  ilgilenen  ve  bilgi  sahibi  olan  Mamoste Mehmet Emin Bozarslan  dahi  70’li  yılların  ortalarında  Muhammed Ali Awni  Sûrekî’nin     Siverekli  olduğu  babasının  Mufti Abdulkadir  Sûrekî ve    dedesinin   Bab nahiyesinde  Zaza  Kürdlerin  bir ağası  olduğunu bilmiyordu.

Aktüel  olarak   Bab,   Kapıkaya olarak  biliniyor.  Çevre  halkı  kendilerine   Babijlar   diyorlar.  Bab,  Kürdlere  ve  Kürdistan tarihine  değerli  şahsiyetler  verdi.  Bunlardan  biri de   Zazaca Mevlidi   yazan   Müfti Haci  Eyyub Efendi’nin  oğlu    Osman Esad  Efendi  Bablıdır. Rahmetli  Celadet Bedirxan onun mevlidi’ni 1934  yılında  Zazaca olarak  Hawar’da  yeniden  yayınladı.

Yeniden  konumuza  dönersek  Muhammed Ali Awni  Sûrekî,   Şerefname’nin  Mella  Mahmudî  Bazîdî  tarafından   A. Jaba’ya  verilen  1860’da  Rusya’da   Rusça  baskısı(Vladimir V. Zernov çevirisi) yapılan ve  daha  sonra  1868’de Rusça’dan  Fransızca’ya (Carmoy’un  çevirisi) baskılarına   sahipti.

 

Muhammed Ali Awni  bu  baskıların  dışında   1922 yılında   Halep’te    Şerefname’ye ait   Farsça  elyazmalarını   buluyor ve nushasını   alıyor.   Bir de  Mîr Sureya Bedirxan’ın kendisine  verdiği  Şerefname’nin bîr  elyazması var.

 

Muhammed Ali Awni  Sûrekî,    Kahir’e  Şerefname ile  ilgili  bulduğu  dokumentleri    kendisi  gibi  Kürd  olan,  İslam Tarihi  konusunda  uzman ve  küçük bir matbası olan  Şeyh   Faragallah  Zeki El Kurdî   ile   paylaşıyor.  Her  ikisi  var  olan  Şerefname’nin farklı  nüshaları  üzerine  çalışıyorlar.  Sonra  bu  ekibe  Farsça  dil uzmanı Şeyh  Muhiddin Sabri  El Kordî de  katılarak  tüm nüshalar  ışığında   Farsça    Şerefname hazırlanıyor.

Muhammed Ali Awni  Sûrekî,    1848   yılında   Şerefname’yi  Farsça’dan  Arapça’ya  çeviriyor.  Fakat   sadece   çeviri  değil,  Muhammed Ali Awni  Sûrekî’nin     Şerefname’nin  okuyucularını daha  fazla  bilgilendirmek   için   yazdığı dipnotlar da    harikadır. Mamoste Memmet Emin  Bozarslan  o dipnotları  (M.A.A) rumuzu ile vermiştir.  aww

 

Muhammed Ali Awni  Sûrekî   vefat ettiği    11 Temmuz 1952  yılına  kadar  çevirisini  yaptığı  Şerefname’yi  yayınlama  imkanı  bulmadı.    Onun  ölümünden  sonra   Doğu bilimcilerinden Prof.  Yahya  El Haşaş trafından   1958’de  birinci  cildi ve  1962’de  de   ikinci  cildini   baskıya verdi.

 

Muhammed Ali Awni  Sûrekî,  Sadece  Şerefname’yi   değil Mehmet Emin Zeki’nin  “Kürdistan Tarihi”ni   Kürdçe’nin Soranice  lehçesinden  Arapça’ya  çevirerek    yayınladı.    Yine   Mehmet Emin Zeki Bey’in  “Meşahir-I  Kurd u Kurdistan”  adlı  eserini    dipnotlarını  yazarak (AVNİ  rumuzuyla) yayınladı.

 

Ayrıca Muhammed Ali Awni  Sûrekî,    Xoybun   oluşumu  sırasında    önemli oynadı.(Bu konuyu  Xoybun  ile  çalışmamla birlikte  yayınlayacağım)  Mesela   Xoybûn’un  propaganda   faaliyetlerinde   önemli  rol oynayan   Mîr  Sureya Bedırxan’ın   Dr. Bliç Şerko rumuzuyla  yayınladığı    “Kürd  Meselesi”   adlı  kitabın   Arapça  çevirisini  Muhammed Ali Awni  Sûrekî  yapmıştı.

Giw Mukriyani  Kürd ve  Kürdistan tarihine ve  edebiyatına   dair  yüzlerce  kitap ve  akademik  eser bırakmış ve  bir  çok  Kürdçe   dergi ve  gazeteyi  çıkaran  bir  Kürd   şahsiyeti olarak Muhammed Ali Awni  Sûrekî’ye dair   şöyle  anekdotu   aktarıyor.  Hüseyin Husni Mukriyani  1916  yılında   Halep’te  bir  matbaa  kuruyor.giw

Giw  Mukriyani’nin  anlatımlarına  göre  El Ezher  Üniversite  Rewqi  Ekrad  bölümü  hocası  olan  Şeyh Omer Wecdi  kendisine yazarak  şöyle  diyor: “ Muhammed  Ali Awni’den duydum ve  bana  dedi ki  Husni Mukriyani’nin  Halep’te  matbaasını gördüm, Kürd  tarihi ve edebiyatı ilgili kitaplar basıyordu.  Amacım  Siverek’e  gidip  akrabalarımı  görmekti.   Fakat  Husni Mukriyani  benim üzerime  öyle  etki yaptı ki,  yolculuktan vaz geçtim  Mısır’a  geri dönerek   bu adamı kendime  örnek  alarak  kendimi  Kürd tarihine  vermeye karar verdim” 

 

Huseyin  Husni  Mukriyani  aslen  Mahabadlıdır.  Dünyanın bir çok ülkesini gezdi.   Halep’te  matbaa kurduğunu  biliyoruz.   En  son  1925  yılında  Rewandiz’a  yerleşti ve matbaasını  oraya taşıdı.  Meşhur  “Zari Kurmanci”   dergisini,  Kürd ve  Kürdistan  tarihine ve  edebiyatına  dair  yüzlerce  çalışmayı  orada  yayınladı.

Muhammed Ali Awni  Sûrekî’nin Siverek’teki  akrabalarını   ziyaret etme istemi ve  vaz geçmesi   1925 yılından  önce  olması gerekir.  İki yıl önce  vefat  eden  kızı Dureya Awni’de   Kürdlere dair   değerli çalışmalar yaptı.

 

11 Temmuz 1952   tarihinde   fiziki  olarak   vatanından  uzak   Kürdistan halkını  terk eden  Kürd  Tarihçilerinin  Meçhul Askeri: Muhammed Ali Awni  Sûrekî, çalışma  ve  eserleriyle Kürdlerin kollektif  hafızasında    unutulmaz bir yer alması  gerekir.  Bu  kısa  yazıyla  onu  gündeme taşıp  tanıtmak  istedim.    Keşke   Siverekliler Kürd  Tarihçilerinin  Meçhul Askeri: Muhammed Ali Awni  Sûrekî   sahip   çıkarak  ve onu  onurlandırmak  için   her hangi  bir meydana  yada   bir kuruma  onun  ismini verseler.

 

01.12.2016

Aso Zagrosi

İlgili Haberler

“Masî Suratî Alfabesi” Üzerine Notlar (1)
Tarih

“Masî Suratî Alfabesi” Üzerine Notlar (1)

Aso Zagrosi Ayetullah Merdoxî Kurdistanî (1880-1975) 1953 yılında Farsça kaleme aldığı „Mêjûy Merdox“ olarak bilinen „Kürd ve Kürdistan Tarihi“ adlı eserinde Masî Suratî Alfabesini gündeme geti...

4 yıl önce 5,670

Kürd Selahaddin ve Kudüs'ün alınışı - 4-Son
Tarih

Kürd Selahaddin ve Kudüs'ün alınışı - 4-Son

Evliya Çelebi’nin  “200 bin Hristiyan ve Mıkdısî [Mikhitaryan mezhebine bağlı] Ermeni'yi, Rum-ı Frenki (Fransız veya Avrupalı Hristiyanları) ve 50 bin papazı kılıçtan geçiren Yusuf Selahaddin'in, Kudü...

Aso Zagrosî 7 yıl önce 6,238

KÜRD SELAHADDİN VE KUDÜS’UN ALINIŞI(3)
Tarih

KÜRD SELAHADDİN VE KUDÜS’UN ALINIŞI(3)

Yukarıda Bar Hebraeus’un İmadeddin İsfahani’ye(1125-1201) dayandırdığı Kudüs’un alınışı ile ilgili gözlemlerini kısaca aktarmıştım. İmadeddin İsfahani Kudüs’un alınışı sırasında Selahaddin’in yanınday...

Aso Zagrosî 7 yıl önce 6,943

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.