• Têketin
  • Ziman
Kürd  İzzet    yoksa  Arap İzzet Paşa-   Murat Bardakçı’nın   makalesi  üzerine

Kürd  İzzet    yoksa  Arap İzzet Paşa-   Murat Bardakçı’nın   makalesi  üzerine


barkirin: Befranbar 24, 2018, 10:57


 

 

Aso Zagrosi

T.C  kurulduğu  andan   itibaren   Kürdler  diye  bir  milletin   olmadığı     teorisi  üzerine   şekillendi.

Söz konusu   durum  tüm  sözlü  yalanlara   rağmen    resmi  olarak   devam   ediyor.

Çünkü,   Kürd  diye  bir    millet  yasal  olarak haklarıyla birlikte tanınmıyor.Mustafa Paşa'nın kızı Zehra

 

T.C  tarihi boyunca     Türkiye   diye   herkese    empoze  ettikleri   devletin  sınırları  içinde   yaşıyan ve  doğrudan  Kürd  ulusal  hareketi  içinde   yer almayan  tüm  Kürdleri    Türk  diye  lanse  ediyor.

Türk devletine  karşı   Kürd  ulusal    haklarını  savunan  tüm  kadrolar  “vatan haini”,  “emperyalistlerin uşagı”,  “satılmışvb.. vb..  şekillerde    lanse  edildi.

Ama,    bu  vatan hainlerinin    ulusal  kimliği  yoktu!!!

Türkiye   devletinin  sınırları dışında  yaşıyan   Kürdlere  ilişkin   değerlendirmeler  yapılırken   “Iraklı”,  İranlı”  “Suriyeli”   yada     “Arap” ve  “Fars “  gibi  değerlendirmeler  yapıldı ve  yapılmaya  devam ediliyor.

Herkesin   Suriye’deki  gelişmelere   gözlerini diktikleri ve  gelişmeleri takip ettikleri  bu  ortamda      basın ve  yayın  organlarında       Suriye  tarihine  ilişkin     çok  şey  gündeme  geliyor.

Kısa  bir  sure  once  Murat Bardakçı

“Esad'ın koltuğunun ilk sahibi iki Osmanlı”   adı altında      bir   makale  yayınladı.

Bu makalede    Murat Bardakçı  “II. ABDÜLHAMİD'İN SIRDAŞI'NIN OĞLU

Suriye Cumhurbaşkanlığı makamına, 1932 Temmuz'unda yine İstanbul'da yetişmiş bir başka kişi getirildi: Mehmed Ali Bey veya Şam'daki ismi ile Muhammed Ali el-Âbid... Mehmed Ali Bey, İkinci Abdülhamid'in iktidar yıllarında padişahın sırdaşı ve devletin hükümdardan sonra gelen en güçlü ismi olan İzzet Holo Paşa'nın oğlu idi... Tarihlere "Arap İzzet" diye geçen İzzet Holo Paşa, Şam'da 1852'de doğmuştu ve kanında Araplıktan Kürtlüğe, Çerkeslikten Türklüğe kadar imparatorluğun hemen her unsurunun genleri vardı. Çok iyi bir tahsil görmüş, 1890'larda Abdülhamid tarafından saraya alınmış ve zamanla hükümdarın en güvendiği adamı olmuştu. Padişahın dış dünya ile temasının sağlanması, memlekette olup bitenler hakkında haberdar edilmesi ve devlet birimleri arasında koordinasyon gibi işlerin yanısıra hükümdarın gizli yahut pek de etik sayılmayan temaslarını, senelerce Arap İzzet Paşa yürütmüştü.Mustafa Paşa Yamulki

Derken, 1908'de meşrutiyet ilân edildi, bir sene sonra 31 Mart olayı yaşandı ve Abdülhamid tahtından indirilip sürgüne gönderildi. Sabık hükümdarın yakınlarının hayatları tehlike altındaydı ve İzzet Paşa da Abdülhamid'in birçok yakınının yaptığını yapıp Türkiye'yi terk etti. Önce Avrupa'ya gitti, oradan Mısır'a geçti, büyük bir servete sahip olduğu için hiç sıkıntı çekmedi, hep refah içerisinde yaşadı ve hayattan 1924'te, Kahire'de ayrıldı. İzzet Paşa'nın değişik hanımlardan tam 17 çocuğu olmuş ama bunların dördü hayatta kalabilmişti. Çocukları, imparatorluğun yıkılması üzerine bulundukları ülkelerin vatandaşlıklarını aldılar. Paşa'nın büyük oğlu Mehmed Ali Bey 1867'de Şam'da doğmuş, babasının
İstanbul'a gelip Abdülhamid'in hizmetine girmesinden sonra Galatasaray Lisesi'ni bitirmiş, Paris'te hukuk fakültesinden mezun olmuş ve bir ara Osmanlı İmparatorluğu'nun Washington Büyükelçiliği'ni yapmıştı..”

 

Bilindiği  gibi   İzzet  Paşa’nın  oğlu      Muhammed  Ali Bey     Fransa’nın   işgali altındaki  Suriye’de    uzun  sure    Maliye    Bakanlığı   dahil  olmak  üzere bir  dizi   üst  düzeyde     görevlerde  bulundu ve  1932- 1936   yılları arasında  Suriye  Cumhurbaşkanlığı  görevini    yürüttü.

İttihat ve Terakki    çevresi ve  daha    sonra    T.C   devletini   kuran  artıkları  İzzet Bey’i  ve  ailesini    pek  sevmezlerdi.      İzzet  Beyin      etnik   kimliği  konusunda   Türk  çevreleri   ortalığı  alabildiğine    karıştırmaya  çalışıyorlar.   Murat Bardakçı   “Arap  izzet”  olarak    adlandırdığı   ve  kanına  Türk, Kürd, Çerkez ve Arap kanın karıştığı   söylüyor.  

Türklerin   Holo Paşa  dedikleri   Xelo yada  Xalo  Paşa’nın  evlilikler  yoluyla   farklı  etnik    yapılanmalara  karıştığı doğrudur.    Eğer    İzzet Paşa’nın  ailesine  uygulanan     bu  kriter   Selçuklu, Osmanlı ve  Türk devletinin   yöneticilerine   uygulansa,   Türk    kalmaz.

Belli  bir  dönem  önce   “Mustafa Paşa Yamulki”   üzerine   hazırladığım   yazı  serisi    sürecinde    İzzet Paşa’nın  ailesi  araştırmak  zorunda  kalmıştım.  Bilindiği    Mustafa  Paşa  Yamulki   İstanbul’da  başında  bulunduğu   mahkeme     Enver, Talat ve Cemal  Paşa  gibi   İttihatçıları,   Atatürk ve     hempaları   hakkında   idam  kararı verdiğinden  dolayı     Kemalistler  tarafından  pek  sevilmez ve  “Nemrut Mustafa Paşa ”     diye   lanse  ediliyor.

Söz konusu yazı  serisini   hazırlarken    Mustafa Paşa  Yamulki’nin  kızı  Zehra’nın  Fathullah Ali Adibe’ile  evlendiğini      fark ettim.  Bilindiği  gibi   İzzet Paşa’nın  ailesi  “Adibe”   olarakta  biliniyor.    Dr.  Nesrin   Adibe,    Zehra ve  Fethullah  Ali’nin    kızıdır.

İzzet  Paşa ve  babası Xelo/Xalo  Paşa   üzerine       yaptığım araştırmada      bu  ailenin   Şam  Kürdlerinden  olduğunu  tespit ettim.

Bu  konuda      bir  hayli  var.    Hepsini  burada    aktarmanın     gereği yok.    Fakat    bir  iki  kaynağı  vermek  istiyorum.

Osman  Abdulrehman   Smail    1920-1946   yılları arasında     “Kurd  li Suriya”   adlı  çalışmasında     1932-1936  yılları arasında    Suriye  Cumhurbaşkanlığı  görevini  yürüten   İzzet Paşa’nın  oğlu   Muhammed   Ali Bey   hakkında   şöyle  yazıyor:  “ 14  Haziran  1932  yılında  Suriye Cumhurbaşkanı  seçilen  Muhammed Ali Adibe Ahmed  İzzet Paşa   1872’de   Şam’da   dünyaya geldi.  Kendisi  Kürd  asılıdır.  1922 yılında  Parlamento  üyeliğine  seçildi.   1922-1932   yılları   arasında  Maliye  Bakanlığı  görevini   yürütü.”(Osman Abdulrahman Smail,  Kurd Le Suriya  1920-1946,    Çapxaney Xani,  Duhok, 2009,  sayfa  110-111) 

Bir  başka     kaynak     daha vermek  istiyorum.  Jön  Türklerin    yurt  dışında   çıkardıkları    Kürd asılı  Abdullah Cevdet’in  yönetiminde  çıkan   Osmanlı   Gazetesi   Fransızca     eki de   İzzet Bey  üzerine  duruyor.

Osmanlı  Gazetesi   10 Mayis 1898  tarihli   ekinde   İzzet Bey  üzerine  uzun  bir makale var.  Bu  makalenin içeriğini   merak  edenler  için ekte  veriyorum. Konumuza  İzzet Beyin  etnik  orjinine   ilişkin  olarak   makalede   şöyle  deniliyor:  “İzzet  Bey  (Sultan’ın-Aso)  iyi tanınan favorisi………………..  babası  Holo Paşa,    Kürd  asılı  Şam’ın  ileri  gelenlerindendi.”Abid

Osmanlı  Gazetesini     çıkaran  kadro     İzzet Beyi   çok  yakından  tanıyordu.   Hatta   aynı   gazetenin  farklı  sayılarında  İzzet Bey hakkında   bir hayli  yazılar  var.  Yani  İzzet  bey    o dönemler   Jön Türklerin   taktıkları   bir  insan.  Bir  çok  kaynak   Osmanlı  Gazetesi de   dahil   olmak üzere   İzzet Beyi    Sultan Abdulhamit’ten  sonra   Osmanlı  devletinin   de facto  ikinci adamı  olarak görüyorlar.

Kürd  tarihçisi Mehmet Emin  Zeki  Bey de „Kürd ve Kürdistan Ünlüleri „ üzerine yazdığı  eserinde   Helo Paşa üzerine  duruyor ve şöyle yazıyor:  Helo Paşa Şam'da oturan bir Kürt ailesinin başkanıydı. Birçok ilçe de  kaymakamlık yapti. Bir süre sonra Suriye Valiliği'ne atandı. H.1294 (M. 1877) yılında  Mirimiran ve Beylerbeyi rütbesiyle Hac emiri oldu. Bir süre sonra bu görevinden ayrıldı. H. 13 13 (M. 1895) yılnda vefat eden Helo Paşa, Sultan Abdülhamit döneminde ikinci başkatip olan Ahmet İzzet Paşa'nın babasıdır. (Es Sicil) „(sayfa 286)mehmet

 

İzzet Bey ve  ailesinin  Kürd  davasına  karşı  tutumları  tartışılabilinir.  Bu konuda da    zaten  bir araştırma  yok. Fakat,   tarihsel gerçekleri    olduğu  gibi   aktarmak      etik  sahibi   olan  insanların  en   önde  gelen  görevlerinden biridir.  Türk  çevreleri  bilinçli olarak   Kürdlere  ilişkin   her şeyi    çarpıtıyorlar.    İzzet Bey  ve  ailesini Arap  olarak  gösterme   olayı da  bunlardan   biridir.

Aso Zagrosi

dîtin: 802

Pêveker:

kürd ? zzet yoksa arap ? zzet paşa murat bardakçı? ?nın makalesi üzerine

Babetên nêzîk