Siyasi

Yaşar Hanım’ın Anılarında: GENERAL İHSAN NURİ PAŞA(5-son)

Aso Zagrosî · 03.04.2016 4,667 görüntülenme

Yaşar Hanım’ın Anılarında: GENERAL İHSAN NURİ PAŞA(5-son)
Yaşar Hanım’ın Anılarında: GENERAL İHSAN NURİ PAŞA(5)

 

Aso Zagrosi

 

Haci   Keleş’in kardeşi Süleyman   Ağa,   İhsan Nuri   Paşa’nın yakın bir dostu ve hatta kardeşi gibiydi.

Süleyman Ağa   hala   Zozan’daki   çadırlarında kalıyordu, kardeşi Haci’den   İhsan Nuri Paşa ve eşini Zozan’a   götürmesini istemişti.   İhsan Nuri, Yaşar Hanım ve Yaşar’ın annesi Süleyman Ağa’nın Zozan’daki   evine vardıkları zaman kadınlar   sıcak ekmekleri hazırlıyorlardı.

 

Süleyman Ağa’nın   annesi misafirlere   sıcak yufka ekmek ile kavurma   getiriyor. Yaşar Hanım ile annesi   bir parça yufka ekmek ile biraz kavurma yiyorlar.   Süleyman Ağa’nın annesi   misafirleri olan bayanların yemek yeme biçimlerine   bakarak   bir yufka ekmeği alıyor ve içine kavurma   doldurarak sarıyor ve   yemeğe başlıyor.   Yaşar Hanıma ve annesine dönerek   “ sizin   yediğiniz gibi değil böyle yenilir” diyor. Bu arada   Yaşar Hanıma dönerek “ Bunun için böyle zayıf kalmışsın. Kürdlerin içine geldiniz, Kürdlerin adetlerini   almalısınız…     Bu zorluklara   katlanmak için   bizim gibi yiyiniz” diyor.ihsano2

 

Yaşar Hanım,   Süleyman ağanın   annesini anlatırken    başından geçen   bir   operasyonu anlatıyor.   Süleyman ağanın annesinin memelerinde   sorunlar çıkıyor, Doğu Kürdistan’ın   Xoy şehrinde memelerinden   ameliyat olacak.   Doktorlar iğne vurup uyuşturmak istiyorlar. Fakat,   Süleyman ağanın annesi   uyuşturmadan   ameliyat edilmesini   istiyor.   Yaşar Hanım’ın anlatımlarına göre   Süleyman ağanın annesi   tüm acılara katlanarak doktorların işini   yapmalarına sağlamıştı, diyor.

 

Yaşar Hanım ile İhsan Nuri Paşa yıllar sonra   ilk defa   buluşuyorlar.   Süleyman ağa   çadırdan     onlara   ayrı bir yer ayırıyor. Yaşar ve İhsan   sabaha   kadar ayrı düştükleri  tüm süreç hakkında   yaşadıklarını birbirlerine aktarıyor. Ertesi günü İhsan Nuri Paşa ve yanındakiler   sınır boyunda   ve Süleyman ağanın zozanından pek   uzak olmayan   Yusuf Abdal Ağa’nın Zozanına   gidiyorlar. Yaşar Hanım’ın giydiği   elbiseler   İstanbul   elbiseleriydi.   Bu elbiseler   Ağrı dağındaki   Kürdler arasında   uygun olmayan elbiselerdi.   Yusuf ağanın evinde   Yaşar Hanım   bölgedeki   Kürd bayanların   giydikleri   elbiselere   benzer   elbiseler giymeğe başlıyor.

 

Bir kaç gün Yusuf Abdal Ağa’nın evinde kaldıktan sonra   Ağrı Dağı’na gitmek için beraberlerindeki süvarilerle   yola çıkıyorlar.   Çaldıran ovasını aşarak Bahçeci dağına ulaşıyorlar. Gece vaktiydi ve ortalık kapkaranlıktı.   Bu karanlık ortamda   bir grup süvari ile karşılaşıyorlar ve küçük bir   çatışma   çıkıyor.   Bu arada   iki taraf   arasında   yapılan   komünikasyon neticesinde   ortaya çıkıyor ki,   diğer grupta   Ararat   savaşçılarıydı.   İhsan Nuri Paşa’nın   Doğu Kürdistan’a geçmesi ve   gecikmesi   Ararat   Direnişlerinin saflarında   huzursuzluğa  neden oluyor. Ararat Kürd Hükümeti yetkilileri   bu grubu   İhsan Nuri Paşa’nın akıbetini   öğrenmek için göndermişlerdi.   İki grup birleşerek   Mako şehrinin kenarından geçerek   Cuniki   aşiretinin bölgesine geçiyorlar. Bir gece orada   konaklandıktan sonra ertesi günü     Ağrı Dağı’nın   eteklerine vardılar.

ihsannn

Sonbahardı.   Kürdler   Ağrı Dağ’ından   ovalara doğru inmiş çadırlarını ve evlerine   kurmuşlardı. İhsan Nuri Paşa için de   sığınak gibi   bir yer oluşturmuşlardı. O gece   orada   kalıyorlar ve ertesi günü köye gidiyorlar. Köy de   İhsan Nuri Paşa’nın     yeraltında kazılmış   ve arazi zemininde   bir metre yüksekliği olan bir sığınağı vardı. İhsan Nuri   küçük   bir çayın karşı yakasındaki kışlayı   Yaşar   Hanım’a gösteriyor ve “Türk Askeri kışlasıdır” diyor. Ayrıca İhsan Nuri   Yaşar Hanım’a “onlar   oradan ateş ettikleri zaman kurşunları bu köye ulaşıyor.   Görüyorsun   aramızda hiç bir dağ yada engel yoktur.. Bize saldırmaktan korkuyorlar.   Geçen yıl bir saldırıda   bulundular bir hayli kayıp, esir verdiler ve bir hayli silah geride bıraktılar. Onlar şimdi bize saldırmıyorlar ve bizde onlara” diyor.

 

İhsan Nuri , Yaşar Hanım’ı yeraltında   kazılan eve götürüyor ve bir odası vardı. Odanın camı olmayan bir penceresi vardı.     Kağıtlarla   pencere kapatılmıştı. Köylüler evlerini büyük kayalarla yapmışlardı.     İhsan Nuri, Yaşar Hanım’a   evi göstererek   “bu bizim evimiz” diyor.

 

Yaşar Hanım   İhsan’ın   bu söylemi karşısında   sesli bir şekilde “Ohhh !!! burada mı yaşıyacağız? “ demeye başlıyor.

 

İhsan Nuri, Yaşar hanımın   bu   ani reaksiyonuna karşı “ Mecburuz   savaş halindeyiz.   Türk askerlerinin ne kadar yakınımızda   olduklarını gösterdim. Bizim kalacağımız yerin böyle olması gerekiyor. Yazı burada kalmıyoruz, dağlara çekiliyoruz” diyor.ihsannuri3

 

Yaşar Hanım: “Bu köyün yerlileri hepsi yazın dağa çıkıyor?” diye   soruyor.

 

İhsan Nuri “evet   bunlar hepsi bizim savaşçılarımız” diyor.

 

Yaşar Hanım “ yazın bu ağır eşyaları ne yapıyorsunuz?” diye sorar.

 

İhsan Nuri: “taşınması zor olan her şeyi   yeraltına gömüyoruz, sonbaharda   geri geldiğimiz zaman yeniden kullanıyoruz ve hiç bir şey bozulmuyor” diyor.

 

Yaşar Hanım: “iyidir.   Biz birlikte olursak nere olursa olsun   iyidir. Ben bu odaya çeki düzen vereceğim, bakalım beğenecek misin?   Annem de   kapının arkasındaki   odada kalır” diyor. Yaşar Hanım ve İhsan Nuri   sığınak odadan   çıkarak   Yaşar Hanım’ın annesinin yanına gidiyorlar.   Yaşar Hanım, İffet Hanıma   “ anne evimiz yer altındadır” diyor.

 

Annesi “kızım odamız yer altında mı olacak?” diye sorar.

 

Yaşar Hanım: “ evet anne   yer altındadır. Burası savaş meydanıdır. O karşıdakiler     senin eniştenin düşmanlardır ve kendilerine   dikkat etmeleri gerekiyor” diyor.

 

İffet Hanım   hayretler içinde   “şimdi   ordumuz   bizim düşmanımız mıdır?” diye sorar.

 

Yaşar Hanım: “bilmiyor musun, şimdi   Kürd ve Türk düşman olmuşlar.   Kürdlerin lideri de senin eniştendir” diyor.

 

İffet Hanım: “Kızım   devletin kendisi bize pasaport verdi ve   eniştemin yanına gönderdi” diye bir tespitte bulunuyor.ararat kartal_

 

Yaşar Hanım: “Doğru devletin kendisi bizi gönderdi ve   biz bugün Kürdlerle birlikte yaşıyoruz. Ordu bize karşı savaşmıyor, Kürdlere   karşı savaşıyor. Fark nerededir?   Biz bugün Kürdlerle birlikteliğiz”   diyor.

 

İffet Hanım: “Doğru, gidip odaya çeki düzen verelim”diyor.

 

Yaşar Hanım : “gereken   eşyaları getirip yerleştirecekler” diyor.

 

Yaşar Hanım   İran’dan beraberinden getirdiği bazı   beyaz çarşafları   sığınak   odanın   duvarlarına   asıyor.   Yaşar Hanım’ın anlatımına göre   “odaları   güzelleşti ve oturabilir bir hal aldı”…….

 

Yaşar Hanım   Ararat’a   ulaşmalarından bir hafta sonra   “Türk uçakları   köylerinin semalarında   görünmeye başlıyor ve ilk   hoş geldiniz   bombalarını yağdırmaya başlıyorlar. Ondan sonra da her gün   bombalama   işlerine devam ettiler” diyor.

 

Kış geçip bahar geldiği zaman   İhsan Nuri   Tebriz’den bir   çadır getiriyor ve köyün kenarında   kuruyor.   Böylelikle     sığınaktan kurtuluyorlar.   Bir ay sonra da   Ağrı’nın   zozanlarına   çıkıyorlar. Yaşar Hanım’ın anlatımlarına   göre   Ağrı dağının doruklarına   gitmeden bir gün önce   Türk askerleri her tarafa ateş etmeye başlıyor.   Yaşar Hanım   “bu saldırılar karşısında   Kürdler çok rahat ve hiç   bir şey olmamış gibi davranıyorlardı..   Korkan kendisi ile annesi olduğunu”   yazıyor.

 

İhsan Nuri, Yaşar Hanım’a ve annesine   “korkmayınız   ya bir tavşan   kışlanın yanından geçti, yada birilerin ayağı altında  bir taş kaydı, Kürdlerin kendilerine saldırdığını sanarak   her tarafa ateş açıyorlar.   Diğer   Türk birlikleri de   askerleri harekete geçirmek için ateş açtılar. Onlar sürekli böyle yapıyorlar. Bizim için bu   toplu atışları   oyun haline gelmiştir. Hiç bir Türk birliği   ve hiç bir Türk askeri korkusundan dolayı bize saldıramaz.   Eğer   yeni askeri güçler gelirse   çevrede   bir dizi alanda   gözcülerimiz var ve onlar bizi haberdar ederler.. Onun için   rahat olun ve hiç bir şeyi merak etmeyiniz ” diyor.

 

Yaşar Hanım’ın   anlatımlarına   göre   “ Agiri   zozanları   çok güzel ve   iç rahatlatıcıdır. Dünyanın hiç bir yerinde bulamazsınız.   Birincisi;   Agiri   çevresindeki tüm dağlardan daha yüksektir. Agiri’yi tüm çıplaklığı ile görmek için hiç bir engel yok.   İkincisi;   Agiri’nin   her tarafı   güller ve çiçekler tarafından   kaplanıyor”   diyor.

 

Yaşar Hanım’ın verdiği bilgilere göre   Agiri’deki zozana gittikleri zaman   kendilerine   bir yer seçiyorlar.   Çadırlarının çevresinde   her tarafta   gül vardı.   Tam bir Gulistan içinde ikamet ediyorlardı.. Yaşar Hanım gülleri sevdiğinden dolayı   çadırlarının çevresine hiç bir   hayvanı bırakmıyormuş..ihsan-Nuri-Paşa

 

Bir gün   Sakar aşiretinin bir kolunun   lideri olan Şêx Abdulqadir   20 süvar ile   İhsan Nuri Paşa’yı   ziyaret ediyor. Şêx Abdulqadir     ve adamlarının atları   Yaşar Hanım’ın güllerinin canına okuyor. Yaşar Hanım kendi kendisini yiyor, fakat   misafir olduklarından   dolayı sesini çıkaramıyor.

 

İhsan Nuri Paşa   Yaşar Hanım’ın ruh haletini   görünce   kendisine gidiyor: “Yaşar burası Kürdistandır, Zozandır.     Korunacak evin bahçesi yok. Merak etme bir kaç gün sonra buradan ayrılır ve başka bir yere yerleşiriz.   Eğer oradaki gülleri korumasak, aşağıda     güllerle dolu bir gulistan var” diyor.

 

Beli bir dönem   orada   kaldıktan sonra   çadırlarının   yerlerini değiştiriyorlar.     Yeni geldikleri yerde   Türklerin   bombardımanından   dolayı   Yaşar Hanım boynundan   yaralanıyor.

 

Türk savaş   uçakları   artık eskisi gibi   Kürd savaşçılarını rahat bırakmıyordu ve   sürekli   olarak   hava saldırılarından bulunuyordu. İhsan Nuri Paşa   bu saldırılar karşısında   kalmak için   bir kayanın dibinde   bir sığınak açarak   orada kalmaya başlıyorlar.

 

Uçaklar Erciş’den kalkıyorlardı ve fazla   Agiri’ye yaklaşmıyorlardı.   Uçaklarının sesleri geldiği zaman kadın ve çocuklar korunmak için   sığınaklara     sığınıyorlardı.   Sığındıkları yerler   Agiri’deki mağaralardı.

 

Yaşar Hanım’ın   anlatımlarına göre  İhsan Nuri Paşa   “Türk devletinin yeni askeri güçler göndererek Agiri’yi işgal etmek istediğini biliyordu. Türk devletinin bu planına   karşı   İhsan Nuri Paşa   hakimiyet sınırlarını   genişletmek   istedi. Agiri çevresinde   bu planı boşa çıkarmak istediler. İhsan Nuri’nin   doğrudan   başında olduğu   bir çok alanda   Türk askeri üstlerine   saldırıldı, bir çokları ele geçirildi ve   bir hayli esir alındı………….

 

Yaşar Hanım savaşın   kızıştığı     kıran kırana   olan     bir ortamda “ tanrıya   eşi   İhsan’ı koruması için” sürekli   dua ediyordu.    Yaşar Hanım’ın anlatımlarına   göre “Tanrı   gerçekten de İhsan’ı koruyordu ve   tüm savaşlardan sonra   sağ dönüyordu” diyor.

 

Yaşar Hanım     “Kürdler   esirlere iyi davranıyor ve   misafir olarak   görüyorlardı” diyor.

 

Yaşar Hanım     anılarında   “Kürdler, İran ve Rusya sınırında bulunan Paşkend kazasını ele geçirdikleri zaman   belediye başkanı kaçmıştı. Onun udunu   Yaşar Hanıma hediye olarak getiriyorlar”   diyor.

 

Kürd savaşçıları   Erçiş ve Patnos   taraflarında   yeni   bir cephe açmış ve   büyük başarılar elde ediyorlardı.   Yaşar Hanım’ın verdiği   bilgilere göre     Kürdler   Keskoyi kabilesinin   ihanetini   hesaplayamamışlardı.   Keskoyiler devletin safına   geçmiş ve bölgede kendilerine rehberlik yapıyorlardı, diyor. Kürdler bu cephede yenilgi aldılar.

 

Sonbahara doğru   Türklerin   Agiri’ye karşı genel saldırıları başladı. Türk basınına göre     Türk Genel Kurmayı     66 bin asker ve   100 uçak   Agiri’ye karşı   saldırı için harekete   geçirmişti.   Yaşar Hanım’ın verdiği bilgilere göre Türkler   bu asker ve jandarmaların bir kesimini   Agiri Kürd savaşçılarına     yardıma gelmek için harekete geçen   Kürdleri engellemek için ayırmıştı.   Diğer kesimi de Agiri’ye karşı   harekete geçirmişti. Her Kürd savaşçısına karşı   160 asker   düşüyordu.Halis-Ihsan_Nuri-Ferzende

 

Türkler   genel saldırıya geçtiler.   Kürdler güç dengesizliğinin   olduğu   ateş ve barut   ablukasında   direnmeye başladılar.   Kürd Devrimi’nin   yanında     gözlemci olarak bulunan Ermeni heyetinin başkanı Rahan ve yanındakiler   Türkleri ablukayı   kapatmadan   önce   bölgeyi terk etmek istiyorlardı. Ermeni temsilcisi Rahan   Yaşar Hanıma   kendileriyle birlikte   Agiri’yi terk etmesini istiyor. Yaşar Hanım yapılan bu öneriyi red ediyor.   Rahan tekrar   Yaşar Hanım’a geliyor ve kendisine   “ Türkler her tarafı     ablukaya alıyorlar.   Bu gece   son gecemizdir. Biz yolu biliyoruz, bizimle gel,   eşin bize   kadınları beraberinizden götürün, ben sonradan gelirim”diyor

 

Yaşar Hanım   Rahan’a   “eşimden ayrılmayacağım, eğer kendisi gelmese   ben gelmeyeceğim. Eğer günümüz gelmiş ise ikimiz birlikte ölürüz.   O   diyorsa   ‘siz gidin ben sonradan gelirim söylemine   inanmıyorum’.   Çünkü   ben İhsan’ı tanıyorum     o yoldaşlarını düşmanın ablukasında   bırakıp   kendisini   kurtarmaya çalışmaz. Bu imkansızdır.” diyor.

 

Bu arada Yaşar Hanım bazı   belgeleri yakmaya ve   eşyaları parçalamaya başlıyor.. Annesi   kendisine   yetişiyor ve engelliyor.

Annesi bazı   belge ve değerli eşyaları kurtarıyor ve   Yaşar Hanıma   delirdin mi   biz hala yaşıyoruz, eşin gelir kendisi ile   konuş diyor.

 

Gece   çatışmalar   sona eriyor ve İhsan Nuri Paşa   geri dönüyor. Yaşar Hanım İhsan Nuri’ye     Monsieur   Rahan’ın   kendisine geldiğini bu gece   ablukadan   çıkmasak   bir daha   çıkamayacağımızı söyledi..     Seni bırakıp onlarla   gitmedim   diyor.

 

İhsan Nuri Paşa: “ Abluka altına   alındığımız  doğru, gerisi doğru değil.   Gitmemekle iyi yaptın.   Ablukadan korkmamak lazım. Biz Kürdler istediğimiz zaman   ablukayı yarıp geçebiliriz. Biz kolay kolay burayı düşmana bırakmak istemiyoruz” diyor.xoybun18

 

Yaşar Hanım’ın verdiği   bilgilere göre   Kürdler bir hafta   boyunca   abluka   içinde   düşmana karşı koydular. Daha fazla   direnemeyeceklerini anlayınca ablukanın bir koluna   yüklenerek çemberi yarıp   İran tarafına geçtiler..

BÖYLELİKLE   GENERAL İHSAN NURİ PAŞA’NIN SÜRGÜN   YILLARI BAŞLADI…………

İlgili Haberler

İbn Haldun(1332 -1406) ve Kürdler(1)
Siyasi

İbn Haldun(1332 -1406) ve Kürdler(1)

    Aso Zagrosi   İbn Xaldun İslam dünyasının en önemli tarihçilerinden, filozoflarından ve sosyologlarından biridir. İbn Haldun, ünlü tarihçi ve sosyolog olarak bilinir ve "Mukaddime" adl...

2 yıl önce 1,902

Şeyh Akşemseddin'in Kürtlüğü Üzerine
Siyasi

Şeyh Akşemseddin'in Kürtlüğü Üzerine

Son yıllarda Türk devletinin çabalarıyla Mela Gorani Şarezori’yi gölgede bırakarak Şeyh Akşemseddin üzerine bir dizi kitap ve “akademik” çalışma yaptırılarak Türk yapma çabası, tarihsel gerçeklerle ba...

2 yıl önce 1,534

Sadi Şirazi Kürt müydü?
Siyasi

Sadi Şirazi Kürt müydü?

  Sadi Şirazi, dünya edebiyatının en önemli şahsiyetlerinden biri olarak kabul edilen bir şairdir. Özellikle "Bostan" ve "Gülistan" adlı eserleriyle tanınan Sadi, yüzyıllar boyunca çeşitli dillere...

2 yıl önce 2,524

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.