Siyasi

ARGUVAN/ARGAOUN/ARGOVAN VE DİVRİĞİ/TEFRİKE ÜZERİNE BİR KAÇ NOT(4)

30.08.2018 4,824 görüntülenme

ARGUVAN/ARGAOUN/ARGOVAN VE DİVRİĞİ/TEFRİKE ÜZERİNE BİR KAÇ NOT(4)

 

Aso Zagrosi

Karbeas’in 5000 silahlı adamla  Bizans ordusunu terkederek  Arguvan’a gelip yerleşmesinden sonra  her taraftan  baskılara uğrayan Paulcu/Maniciler  Arguvan’a akın etmeye başlıyor. Hem Bizans  ve  Müslüman kaynaklar Karbeas bölgeye geldikten sonra  Malatya Emiri, Amr  Al Aqta tarafından  Halife ile görüştürüldüğünü  söylüyorlar.( Vasiliev, Byzance et les Arabes, sayfa 231)

Bu arada Karbeas  ya kendi başına   yada Malatya Emiri  Amr Al Aqta ve  Tarsuslu Ali, daha sonra Ermenistan valisi olan Ali İbn Al Yahya ile birlikte Bizans topraklarına  karşı  saldırılarda bulunuyorlar. Bu saldırı ve savaşlar neticesinden  gönüllü yada   gönülsüz olarak  Karbeas’ın saflarına çok  yoğun bir kitle katılmaya başlıyor.   Arguvan ve Amara mıntıkası  dar gelmeye başlıyor.

Pierre de Silici, Karbeas’ın başkentini  Tefrike taşımasının  nedenlerini sayarken Arguvan’ın  Malatya Emiri’nin  yerleşim alanına  çok yakın olmasından dolayı  onun baskısından kurtulmak için ve  Bizans sınırına daha  yakın, saldırılar ve sığınmalar için  daha elverişli bir alan olduğundan  Tefrike başkentini taşıdığını söylüyor.  Photius’da Pierre  de  Silici’nin dediklerini tekrarladıktan sonra  Bizans topraklarına  saldırılar düzenleme  ve kaçanların  kolay bir şekilde sığınma  hususunda  Tefrike’nin coğrafi konumuna dikkat çekmektedir. 

Karbeas başkentini  Arguvan’dan  Tefrike taşıyor.   Tefrike dediğimiz, Türklerin  Divriği dediği  ve hala bölge  halkının Tefrik dediği yerleşim alanıdır. Tarihi kaynaklar  Tefrike  “Karbeas’ın şehri Tefrik” demeye başlıyorlar. Bir çok tarihçi  Tefrike ve kalesinin  Karbeas  tarafından kurulduğunu iddia ediyorlar.  Böyle bir şey mümkün, eski kale yıkılmış olabilir. Fakat, Tefrike M.Ö  Roma kaynaklarında APBRİKE olarak bilinmektedir. Paulcular üzerine  çalışmalar yapan  Paul Lemerle  L’Histoire  des Pauliciens d’Asie Mineure  adlı eserinde  Karbeas’in başkentini  856 yılından önce  Tefrike taşıdığını  söylüyor.(sayfa 95)Karbeas ve Bizans imparatorluğu arasında bir dizi savaş yaşanıyor. Bu savaşların üzerine durmak  makale sınırlarını aştığından dolayı  geçiyorum.

Bizans kaynakları Karbeas’ın  ölümü üzerine fazla bilgi vermiyorlar.   Pierre de Silici  sadece ölümünden söz ediyor.  Patrik Photius ise  hastalıktan öldüğünü söylüyor.  Tarihçi Mesudi  Prairies d’Or adlı eserinde   Malatya Emiri ile   Tarsuslu Ali’nin ölümlerine  değinirken  “ Karneas  Beilakani,  İbrik şehrinin patriği” 863  yılında  öldürüldü diyor.  Lemerle burada   sözü edilen Karneas   Karbeas olduğunu yazıyor.  Görünen o ki, Karbeas  ve Malatya Emiri, Amr Al Aqta   birlikte Bizanslarla  girdikleri  meşhur Poson savaşında ölüyorlar.  Karbeas’ın ölümünden sonra  yerine  yeğini ve aynı zamanda  eniştesi olan  CHRYSOCHEİR geçiyor.  Chrysocheir, bizdeki  MÎRÊ LEPZÊRÎN  gibi “ALTIN ELİ/KOLU anlamına geliyor.

Pierre de Silici 1. Basile  tarafından  esirlerin değiş-tokuşu için Tefrike gönderildiği zaman  Paulcuların başında Chrysocheir vardı.   De Silici, Chrysocheir, “ Karbeas’ın  hem doğuştan yeğeni ve hem de eniştesi olarak  onun yerine geçti” diyor. Patrik Photius’da De Silici’nin verdiği bilgileri tekrarlıyor. Chrysocheir,  863 yılından itibaren  Karbeas gibi  Bizans topraklarına yönelik  sürekli ve sistemli saldırılarda  bulunuyor ve Bizansların  korkulu rüyası haline gelmeye başlıyor.  1. Basile, 3. Michel’i ödürdükten sonra  869 yılında  imparator olduktan sonra  Pierre de Silici’yi  Tefrike gönderiyor.   Tefrike’de 9 ay kalan  de Silici bu görüşme de   savaş esirlerinin değiş-tokuşu ve  bir antlaşmaya  varmayı hefefliyor.   Esirler değiş-tokuşu gerçekleşiyor, ama Chrysocheir  antlaşmayı reddediyor. 

871 yılının ilkbaharında  1. Basile büyük bir askeri güçle Chrysocheir ile hesaplaşmak için  Tefrike, Amara, Arguvan  ve bir dizi çevre bölgelerde  tam anlamıyla bir devlet  olarak ortaya çıkan ve Bizans imparatorluğunu da  büyük oranda tehdit eden  Paulcu/Manici güçlere karşı  genel bir saldırıya geçti.

Birinci Basile Tefrike kalesini  dört bir yandan kuşatıyor. Chrysocheir, kale içine çekilerek büyük bir direnişe geçiyor. İmparator 1. Basile  çevre bölgeleri, Amara ve   Spathe dahil bir dizi bölgeyi  harabeye çeviriyor. Bu arada  Taranta halkı ve yöneticileri ( aktüel durumda  Darende olarak bilinen Malatya kazası) bölgede yaşanan  katliam ve yıkımları görünce  Bizans imparatorluğunun bir parçası haline gelmek için başvuruyorlar ve başvuruları kabul görüyor.   Lokanalı  Kurdik te teslim oluyor.   Basile bir birliği  Zapetra üzerine  gönderiyor ve şehri alıyor.  Zapetra dediğim  aktüel olarak Malatya’nın Doğanşehir kazasıdır.

İmparator 1. Basile  tüm gücüyle  Malatya üzerine yürüyor. Malatya  kalesi direniş için  çok  güçlü bir şekilde yapıldığından  dolayı   kuşatmaya rağmen alamıyor ve çevre bölgelere saldırıp teslim almaya çalışıyor. Bu arada  1. Basile  yeniden Paulcu/Manicilerin  “topraklarına giriyor”,  ARGUVAN’I,  KOUTAKİON’U,  STEPHANON’U VE RACHAT’I  ateş veriyor, yakıp yıkıyor.

İmparator 1. Basile TEFRİKE ve MALATYA’YI  almadan, ama büyük ganimet ve esirlerle başkent Konstantinopel’a  geri dönüyor.  Bugün Ayasofya Camisi yada müzesi olarak bilinen  o dönemler  büyük bir katedral olan  HAGİA SOPHİA’da kendisi için büyük bir tören düzenleniyor.

Devam edecek

Aso Zagrosi

İlgili Haberler

İbn Haldun(1332 -1406) ve Kürdler(1)
Siyasi

İbn Haldun(1332 -1406) ve Kürdler(1)

    Aso Zagrosi   İbn Xaldun İslam dünyasının en önemli tarihçilerinden, filozoflarından ve sosyologlarından biridir. İbn Haldun, ünlü tarihçi ve sosyolog olarak bilinir ve "Mukaddime" adl...

2 yıl önce 1,902

Şeyh Akşemseddin'in Kürtlüğü Üzerine
Siyasi

Şeyh Akşemseddin'in Kürtlüğü Üzerine

Son yıllarda Türk devletinin çabalarıyla Mela Gorani Şarezori’yi gölgede bırakarak Şeyh Akşemseddin üzerine bir dizi kitap ve “akademik” çalışma yaptırılarak Türk yapma çabası, tarihsel gerçeklerle ba...

2 yıl önce 1,533

Sadi Şirazi Kürt müydü?
Siyasi

Sadi Şirazi Kürt müydü?

  Sadi Şirazi, dünya edebiyatının en önemli şahsiyetlerinden biri olarak kabul edilen bir şairdir. Özellikle "Bostan" ve "Gülistan" adlı eserleriyle tanınan Sadi, yüzyıllar boyunca çeşitli dillere...

2 yıl önce 2,524

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.